oksijen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oksijen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2008 Cumartesi

Akutlar Enterit ve Mezenter Lenfadenit

Akut Enterit ve Mezenter Lenfadenit

Yersinia (daha önce Pasteurella deniyordu) cinsinden bakteriler akut gastroenterit, akut terminal ileit, akut mezenter lenfadenit veya bunların kombinasyonuna sebep olabilir. Bu vakalarda en çok izole edilen tür yersinia enterocolitica'dır. Fakat yersinia pseudotuber-culosis de enfeksiyon yapabilir. Ateş, diare ve bazen kusmayla birlikte görülen akut gastroenterit özellikle çocuklarda en sık rastlanan klinik sendromlardan biridir. Akut mezenter lenfadenit ve akut terminal ileit gençlerde ve erişkinlerde daha sıktır. Bu enfeksiyonların %40'ı muhtemel akut apandisit tanısı koyduracak kadar karın ağnsı ve hassasiyete neden olurlar. Eğer ameliyat yapılırsa, distal ileumun nıezosunda büyük, inflame lenf bezleri bulunur. Barsağin kendi de inflame görünümünde olabilir. Bu durumlarda genellikle apendektomi yapılır, dışkı kültüründe sorumlu mikroorganizma üretilebilir. Bazı hastalardan antikor titreleri önce yükselir ve sonra düşer. Y.enterocolitica tetrasiklin veya kloramfeni-kole cevap verebilir, fakat fatal septisemiler de bildirilmiştir. Y.enterecolitica enteriti olan hiçbir hastada klasik Crohn hastalığı gelişmez.

Saeb0 A: The Yersinia enterocolitica infection in acute abdomi-

nal surgery: A clinical study with a 5-year follow-up period.

Ann Surg 1983:198:760. Tacket CO et al: A multistate outbreak of infections caused by

Yersinia enterocolitica transmitted by pasteurized milk.

JAMA 1984:251:483. Yersiniosis today. (Editorial.) Lancet 1984;1:84.

Psödomembranöz Enterokolit ve Kolit

Bu hastalıklar bölüm 32'de tartışılmıştır.

TEDAVİLER

Tedavi

Yaşama şansı semptomların başlamasından sonraki 12 saat içinde tanı ve tedaviye bağlıdır. Büyük arter ve venlerin akut tıkanması operasyon gerektirirse de; anjiografide superi-or mezenterik arter embolisi saptanırsa, pre ve postoperatif olarak intraarteriel papaverin infüzyonu (30-60 mg/L) tavsiye edilmiştir.

Anjiografide, bu arterin sadece küçük dallarında tıkanma olduğu saptanırsa, sadece papaverin infüzyonu yeterli, olabilir. Fakat bu konu halâ kesinlik kazanmamıştır.

Barsak mezosunda ödem olması ve mezenterik venler kesildiğinde pıhtı çıkması, akut venöz tromboz tanısına götürür. Mezosuyla birlikte bütün patolojik barsağı çıkartmak seçilecek tedavidir. Direkt mezenterik venöz cerrahi (trombektomi) nadiren başarılıdır. Postoperatif dönemde heparinizasyon tavsiye edilir. Antitrombin III yetmezliği ve diğer hiperkoagülabilite sebepleri tedavi edilmelidir.

Arteriel tıkanmada, tıkanan damarın dağıldığı alandaki ince barsak ve kolonda, segmenter veya diffüz iskemi veya infarktüs vardır. Arter atımları yoktur, veya azalmıştır ve mezenterik ödem venöz tıkanmadaki kadar belirgin değildir. Eğer reversibl iskemi, supe-rior mezenterik arter tıkanmasına bağlı ise embolektomi, tromboendarterektomi veya by pass ile vasküler rekonstrüksiyon yapılmalıdır.

Tatminkâr bir yaşam beklentisi imkânsız olmadıkça (meselâ bütün ince barsak ve sağ kolon tutulması), infarktüslü barsak rezeke edilmelidir. Artık evde parenteral beslenmenin mümkün olmasıyla, eskiye göre daha fazla hasta kurtarılmaktadır. Özellikle arteriel rekonstrüksiyon yapılmışsa, belirgin olarak nekrotik olmayan iskemik barsak yerinde bırakılmalıdır. Barsağın yaşayabilirliğinin saptanmasında Doppler ultrasönik flowmetre'nin

İNCE BARSAK TÜMÖRLERİ

Bölüm, İnce Barsak

Sekonder pneumatosis, intestinalisin tedavisi altta yatan primer patolojiye yöneliktir. Primer veya sekonder pneumatosis'de, birkaç gün süreyle yemek molaları dışında maske ile devamlı oksijen solutularak kistlerin kaybolması sağlanabilir. Hiperbarik oksijene cevap daha da hızlıdır. Oksijen tedavisinden sonra kistlerin nüksü, hidrojenin devamlı üretildiğini göstermektedir. Bu hastalarda oluşan gaz miktarını devamlı azaltmak lâzımdır. Gaz oluşturabilecek yiyecek miktarı diyetle ayarlanabilir ve fekal flora ampicillin ve metroni-dazole gibi antibakteriyei ajanlarla baskı altına alınabilir. Primer pneumatosis'li hastalarda ince barsak rezeksiyonu nadiren gerekir, fakat sekonder türde altta yatan hastalığın cerrahi tedavisi gerekebilir.

Holt S et al: High flow oxygen therapy for pneumatosis coli. Gut

1979;20:493. Jamart J: Pneumatosis cystoides intestinalis: A statistical study of

919 cases. Aaa Hepatogasıroenrerol 1979;26:419. Miralbes M et al: Oxygen therapy in pneumatosis coli: What is the

minimum oxygen requirement? Dis Colon Rectum 1983;

İNCE BARSAK TÜMÖRLERİ

Jejunum ve ileum tümörleri gastrointesti-nal kanal tümörlerinin %1-5'ini oluşturur. En sık terminal ileumda, daha sonra proksimal jejunumda görülürler. Hastaların %85'inin yaşı 40 yaşın üzerindedir. Başka bir yerde primer neoplazm bulunması ile ince barsak tümörleri arasında yüksek oranda bir bağlantı vardır.

İnce barsak tümörlerinin sadece %10'u semptomatiktir. Benign lezyonlar malignlerden 10 kez daha fazladır, fakat semptomatik tümörlerin en az %75'i malign'dir. Kanama ve bazen intussussepsiyona bağlı olarak da gelişebilen obstrüksiyon en sık görülen semptomlardır.